SABAHATTİN ALİ – Kürk Mantolu Madonna

Bugüne kadar pek roman okuduğum söylenemezdi fakat roman okumaya da biryerden başlamak gerekiyordu.Önceleri elbette roman okumuştum ve okuduğum romanlar nedense bana acayip sıkıcı geliyordu.Bir ara dünya klasiklerine çok büyük merak sardım. Charles Dickens’dan ” İki Şehrin Hikayesi” Tolsty’den “Kroçyer Sonat, İvan İliçiç’in Ölümü” , Dostovsyki’den ” Beyaz Geceler” romanlarını okudum. Ben romanın özellikle de dünya klasiklerinin bu kadar zevk vereceğine inanmıyordum ama inanılmaz bir feyz aldım okurken bu eserleri.Tabiki roman okumaya başladıktan sonra sadece dünya klasikleri ile olmayacağını biliyordum bu işin ve birazda Türk Edebiyatından eserler okumaya karar vermiştim.Aslında edebiyat derslerinden çoğumuz hangi Türk eserinin ne olduğunu en azından ne anlattığını biliriz az çok hangi yazarları tanır eserleri hakkında fikir sahibi olurduk.Benimde Türk Edebiyatında en çok dikkatimi çeken yazarlardan birisidir Sabahattin Ali -özellikle yaşamı-.Acı bir yaşam öyküsü vardır üstadın.Wikipediadan alıntı yapmak istiyorum biraz ölüm nedeni ile ilgili;

Bir başka dava nedeni ile 1948′de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Tek parti yönetiminin baskılarından uzaklaşmak için yurt dışına gitmeye karar vermiş ancak kendisine pasaport verilmemiştir. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı bulamayınca da Bulgaristan’a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı Ali Ertekin adlı bir kaçakçıyla anlaştı. Ordudan atılmış olan bir astsubay olan Ertekin, geçimini yurt dışına adam kaçırmakla sağlamakta, öte yandan Millî Emniyet Hizmeti Riyâseti adına ajanlık yapmaktaydı. Resmi açıklamalara göre Ertekin, “milli hislerini tahrik ettiği için” Sabahattin Ali’yi başına sopa vurarak öldürdü.

denilmektedir Sabahattin Ali’nin ölümü ile ilgili.Benim bilgime göre de yurtdışına kaçak çıkış yaparken Bulgaristan sınırında silahla vurularak öldürülmüştür.Hangisi doğru onu bilemiyorum ama edebiyatımız için oldukça önemli olan bu şahsın ne yazık ki bu şekilde aramızdan ayrılması oldukça kötü bir durum.

Sabahattin Ali normalde roman yazarı olarak tanınmamaktadır.Onun asıl ilgi alanı öykülerdir.Fakat kısacık hayatında romanla pek az ilgilenmesine rağmen bence Türk Edebiyat tarihine damga vuracak üç tane roman yazmıştır. Bu romanlar Kuyucaklı Yusuf,Kürk Mantolu Madonna ve İçimizdeki Şeytan adlı eserleridir. Ben İçimizde ki Şeytan adlı eseri henüz okumadım ama diğerlerini okudum.Özellikle bu eserlerine övgü dolu yorumlar yapılıyordu ve bende inanılmaz merak etmiştim bu iki eseri. Özellikle Kürk Mantolu Madonna için fevkalede yorumlar vardı kitap sitelerinde.Bende Kürk Mantolu Madonna ve Kuyucuklı Yusuf’u satın alarak okudum.İnanılmaz beğendim ve 10/10 puan verdim iki romanada.

Burada okuduğum bu Kürk Mantolu Madonna romanı ile ilgili düşüncelerimi paylaşacağım ama eserlerle ilgili olayın akışını anlatan şeyler söylemekten kaçınacağım ki okumak isteyenler buradan eserin akışını okurlarsa okuyacakları kitaptan bir tat alamayabilirler.

 

Sabahattin Ali’nin ilk olarak okuduğum roman Kürt Mantolu Madonna idi. Adına bakılınca sanki ortaokul seviyesinde bir roman gibi gözükebilir ama eseri yediden yetmişe herkes okuyabilir.Kitabı özellikle Yapı Kredi yayınlarından alırsanız eseri yazıldığı gibi orijinal haliyle okuyabilirsiniz.Yabancı kelimeler çok olmasa da yer alıyor fakat sayfaların alt kısmında bu kelimelerin Türkçe manaları yazıyor.Bu konu güzel bir düşünülmüş. Romanın başlangıcında uzun bir süre romanın başkahramı olan Raif Efendi’nin yazar Sabahattin Ali tarafından tasviri yer alıyor.Zaten romanın önsözünü okursanız orada da ilk altmış sayfa da bunun anlatıldığı söyleniyor.Ardından Raif Efendi’nin başından geçen bir süreci yazdığı defterinde ki notlar kitabın geri kalan kısmını oluşturuyor.Sabahattin Ali “Kürk Mantolu Madonna” için söylediği şu söz aslında romanın ne üzerine yazıldığını gösteriyor ”Dünya’nın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!… Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?”

Kitap 200 küsür sayfa ve dili oldukça akıcı.Benim okumam bir günümü aldı ve yaklaşık 6 saat gibi bir süre de bitiriverdim.Çünkü okudukça okunacak türden bir roman Kürk Mantolu Madonna. Şuan da bile Türkiye de en çok satılanlar listesinde ilk on sırada yer alıyor.Bana göre bu eser Cumhuriyetten sonraki edebiyat tarihinde en iyi ilk 5 eserden birisidir.Normalde romanda birçok yabancı kelime olmasına rağmen eseri orijinal diliyle okumak sadeleştirilmiş haliyle okumaktan oldukça iyiydi.100 sene önce konuştuğumuz dili şuan neredeyse zor anlıyoruz ne yazık ki ! Sırf herkes rahatlıkla anlayabilsin diye tamamen Türkçeleştirip yayımlansaydı bu hem Sabahattin Ali’ye hemde esere büyük haksızlık olurdu.

Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum ve 10/10 puan veriyorum.

Bir yorum

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir